Türkiye’de Yenidoğan Kritik Doğumsal Kalp Hastalıkları Taraması Başlıyor: Erken Tanı için Yeni Uygulama
Türkiye’de yenidoğan kalp hastalıkları taraması başlıyor: Erken tanı için yeni uygulama ile hayati erken müdahale imkanı
Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, bebeklerin erken dönemde semptom göstermeden yaşayabileceği kritik konjenital kalp hastalıklarının taranmasına başlanacağını açıklayarak, 1 Temmuz itibarıyla ülke genelindeki tüm kamu, özel ve üniversite hastanelerinde zorunlu olacak tarama programını başlatıyoruz dedi. Neonatal Kritik Doğuştan Kalp Hastalıkları Tarama Programı’nın ulusal tanıtım toplantısı Ankara Etlik Şehir Hastanesi Safiye Ali Konferans Salonu’nda düzenlendi. Bakan Yardımcısı, tarama programlarının koruyucu halk sağlığı hizmetlerinin en önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı.
Okumuş ayrıca, tarama sayesinde sadece erken dönemde tanı konulmasıyla kalmıyor; toplum sağlığının da korunmuş olduğunu belirtti. Yenidoğanda toplanan kanla taranan altı kalıtsal hastalıktan bahseden Okumuş, bu hastalıkların fenilketonüri, hipotiroidi, biyotinidaz eksikliği, kistik fibrozis, konjenital adrenal hiperplazi ve Spinal Musküler Atrofi (SMA) olduğunu ifade etti. Gelişimsel kalça çıkığı tarama programıyla, doğumsal ya da gelişimsel kalça çıkığının erken dönemde tespit edilerek basit tedavilerle çocukların sağlıklı bir yaşam sürebilmesi amaçlanıyor.
Yenidoğan işitme taramasıyla işitme kaybı erken aşamada belirlenirken, dil ve bilişsel gelişimin desteklendiğini de belirten Okumuş, görme taramasının aynı amaçla uygulandığını söyledi. Ayrıca yenidoğan döneminin yanı sıra evlilik öncesi SMA ve talasemi taşıyıcılığı taramalarının da sürdüğünü kaydetti.
“Bilimsel olarak yararı ispatlanmış bir tarama yöntemidir” diyen Okumuş, ülkelerin sağlık sistemi güçlerini gösteren önemli göstergelerden birinin bebek ölüm hızı olduğuna dikkati çekti. Son 20 yılda hayata geçirilen politikalar, tarama ve izlem programları sayesinde 5 yaş altı çocuk ölüm hızının binde 40’lardan 10,9’a, bebek ölüm hızının da 31,5’ten 8,9’a gerilediğini paylaşan Okumuş, 2000’li yılların başında binde 17 olan yenidoğan ölüm hızının nitelikli yenidoğan bakım hizmetleri sayesinde 5,6’ya kadar düştüğünü bildirdi.
Gebelikte ultrasonla bazı hastalıkların saptanabildiğini ancak her zaman mümkün olmadığını belirten Okumuş, nabız oksimetre taramasının, doğumdan sonra erken dönemde kritik doğumsal kalp hastalıklarının taburcu edilmeden önce saptanması amacıyla geliştirilmiş, bilimsel olarak yararı ispatlanmış basit bir tarama olduğunu vurguladı. Bu nedenle bugünden itibaren bebeklerin erken dönemde semptom vermeyen ve ileride ciddi sorunlara yol açabilecek bu hastalıkları taramaya başlayacaklarını ifade etti. 1 Temmuz’da tüm hastanelerde zorunlu olacak tarama programını başlatıyoruz. Taramanın bebeğin konforunu bozacak herhangi bir girişim gerektirmediğini, sadece bir nabız oksimetre cihazıyla yapılan kolay bir test olduğunu belirtti.
Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Hakan Usta, projeye başından beri destek verdiklerini ve uygulayıcısı olacaklarını ifade etti. Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol ise Neonatal Kritik Doğuştan Kalp Hastalıkları Tarama Programı’nın yenidoğan sağlığı açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Tanıtım kapsamında programın ilk uygulaması, Bakan Yardımcısı Okumuş öncülüğünde gerçekleştirildi. Programa, Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe ve Türk Neonatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Esin Koç da katıldı.
Kaynaklar: AA / Dilhan Türker Yıldız – Sağlık; Haberler.com