İzsiz Cerrahiyle Krukenberg Tümörü Vakasında Basınçlı Kemoterapi: Türkiye’de İlk Deneyim
Türkiye’de ilk deneyim: İzsiz cerrahiyle Krukenberg tümörü vakasında basınçlı kemoterapiyi anlatan çarpıcı klinik gelişme.
İstanbul’da yaşayan, 39 yaşında ve iki çocuk annesi Nuran Akyol, mide kanserinin yumurtalıklarına sıçradığı dönemde iz bırakmadan gerçekleştirilen bir operasyonla sağlığına kavuştu. Ekipte Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Cihan Comba ve Doç. Dr. Sema Karakaş ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cansu Kaya yer aldı. Ameliyat süresince karın boşluğu tamamen izsiz tutuldu ve uygulanacak basınçlı kemoterapi vajinal yoldan gerçekleştirildi. Bu özel teknik, vaka olarak dünyada ilk kez deneyimlenmiş oldu.
Hastanın tedavisi, 2023 Eylül’de mide kanseri tanısı ile başladı. Aralık ayında mide kanseri nedeniyle operasyon geçirdi ve sonrasında kemoterapiye devam edildi. Ocak 2025’te yumurtalıklara metastaz tespit edilince, iki farklı hastanenin multidisipliner tümör konseylerinde vaka tartışıldı ve rahim ile yumurtalıkların alınması, karın içinin yeniden değerlendirilmesi ve basınçlı kemoterapinin uygulanmasına karar verildi. Mayıs 2025’teki yaklaşık iki buçuk saatlik operasyon, birinci gün taburculukla sonuçlandı ve yedi aylık takipte nüks ya da ciddi bir komplikasyon görülmedi.
İki hastanenin konsensusunda ortak karar – Doç. Dr. Comba, hastanın Eylül 2023’te mide kanseri tanısı aldığı ve tedavinin sonraki süreçte kemoterapilerle devam ettiği bilgisini paylaştı. Yumurtalıklara sıçrayan hastalık Ocak 2025’te tekrar görüldüğünde, multidisipliner konsey kararlarıyla rahim ve yumurtalıkların alınması ve basınçlı kemoterapinin uygulanması uygun bulundu. Hasta seçimini bu yaklaşımın avantajlarını ve riskleriyle ayrıntılı olarak karşılıklı görüştükten sonra kabul etti.
İzsiz tedavinin ayrıntıları – Basınçlı kemoterapi yöntemi dünyada ilk kez uygulanmış olup, karın içinde iz bırakmadan rahim ve yumurtalıkların tamamen vajinal yoldan çıkarılmasını, karın içinin kamerayla incelenmesini ve tümör odaklarının temizlenmesini kapsıyor. Ardından basınçlı kemoterapi, cerrahi sonrası karın içinde dolaştırılarak etki gösteriyor. Operasyon sonrasında hastaya birkaç saat yoğun bakım ve serviste takipten sonra taburcu edilmesi planlandı. Bu yaklaşım, hastanın günlük yaşamına daha erken dönmesini sağlıyor ve cerrahi iz olmaması en belirgin avantaj olarak öne çıkıyor.
Herkese bilgi ve farkındalık çağrısı – Doç. Dr. Comba, bu yöntemin her hasta için uygun olmadığını vurguladı. Miyom, kist gibi durumlar veya bazı kadın hastalıkları için uygunluğu değişkenlik gösterebiliyor. Yine de bu tedavinin varlığından haberdar olmanın önemli olduğuna işaret eden Comba, her hastanın kendi hekimiyle görüşerek uygunluk değerlendirmesi yapması gerektiğini belirtti.
Gelecek planları ve küresel paylaşım – Avrupa Jinekolojik Onkoloji Kongresi’nde bu yöntemin uluslararası meslektaşlar ile paylaşılacağını ifade eden Comba, dünyanın farklı bölgelerinde de uygulanabileceğini düşünüyor. Türkiye’de daha önce benzer bir vakada uygulanmış olan tecrübenin ekip çalışmasıyla tekrarlanması, bu başarının bir parçası olarak hatırlanıyor.
Hekimlerin ve hastane personelinin özverili çalışmalarıyla ortaya çıkan süreçte rahim ağzı kanseri gibi gençleri etkileyen bir kanser türünün önlenebilir yönleri ve aşıyla korunma konuları da hatırlatıldı. Hastanın tedavi süreci ise şu an devam etmekte; günlük yaşamına yeniden dönme yolunda ilerliyor ve paylaşılan deneyim, benzer vakalarda umut kaynağı olarak görülüyor.