DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Şeker ve Beslenme: Rahim Ağzı Kanseri Riskini Dolaylı Olarak Etkileyen Faktörler

Şeker tüketiminin rahim ağzı kanseri riski üzerindeki dolaylı etkilerini ve sağlıklı beslenmenin önleyici rolünü keşfedin.

16.01.2026
A+
A-

Rahim ağzı kanseri dünyada kadınlar arasında sık görülen bir sorun olmaya devam ederken, HPV dışında beslenme alışkanlıklarının ve özellikle yüksek şeker tüketiminin bağışıklık sistemi ile hücresel savunma mekanizmaları üzerindeki etkileri nedeniyle riskleri dolaylı olarak artırabileceği vurgulanıyor. Medicana Ataköy Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Nilay Şengül, bu konuyu dikkatle ele alıyor ve şekerin kanserle ilişkisini yalnızca doğrudan bir besleme etkileşimi olarak görmek yerine, vücutta oluşturduğu hormonal ve metabolik ortamın rolünü de göz önünde bulunduruyor.

Bazı günlük beslenme alışkanlıkları, toplumda masum görünen ürünler arasından çıkıp uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Özellikle sık tüketilen şekerli gıdalar, işlenmiş atıştırmalıklar ve hazır çorbalar, bu etkilerin en belirgin örnekleri arasında yer alıyor. Şengül, “Kanser günümüzde sadece genetik bir sorun olarak değil, yaşam tarzı ve beslenme biçimleriyle yakından bağlantılı bir sağlık problemidir” diyor.

ŞEKER KANSERİ DOĞRUDAN BESLER” ifadesi bilimsel olarak doğru değildir ifadesine karşılık, hücrelerin enerji kaynağı olarak şekere dayanması, kanserli hücrelerin normalden daha hızlı şekeri kullanması anlamına geliyor. Ancak asıl risk, yüksek şeker alımının yol açtığı hormonal ve metabolik değişimlerin, insülin ve benzeri büyüme faktörlerini artırması ve bu durumun kanser hücrelerinin büyümesini kolaylaştırmasıdır.

Çocukluk döneminde yüksek şeker tüketimi, obezite, insülin direnci ve hormonal bozukluklara yol açarak ilerleyen yaşlarda bazı kanser türleri için zemin hazırlayabilir. Beyaz şeker, beyaz un ve şekerli içecekler kan şekerini hızlı yükseltirken, tam tahıllar, sebzeler ve baklagiller bu etkiyi yavaşlatır ve koruyucu rol oynar. Günlük serbest şeker tüketiminin toplam enerji içeriğinin yaklaşık yüzde 5’ini geçmemesi öneriliyor; bu da ortalama olarak 25 gram, yani 5–6 küp şekere denk geliyor.

Şekerin kanseri doğrudan tetiklediği görüşünün ötesinde, cips gibi yüksek sıcaklıkta kızartılan ürünlerde bulunan akrilamid gibi maddelerin bazı kanserlerle ilişkili olabileceği anlatılıyor. Haftada birkaç kez tüketilen bu tür yiyecekler, obezite, tansiyon ve metabolik bozukluklar yoluyla kanser riskini dolaylı biçimde artırabilir. Çocuklarda bu etki daha belirgin olabiliyor çünkü büyüme döneminde metabolizma çevresel faktörlere daha hassastır. Ancak tek bir gıda yerine, yıllar boyunca süregelen yanlış beslenme alışkanlıklarının riskleri artırdığı vurgulanıyor.

Şekeri dengeli tüketmek, sağlıklı yaşam için temel bir unsur olarak önerilirken, pankreas ve diğer organların sağlığını destekleyen bir beslenme düzeni de önem kazanıyor. Taze meyve ve sebzeler, tam tahıllar, flavonoid açısından zengin gıdalar (örneğin elma, kuşkonmaz, brokoli, lahana, sarımsak, fasulye, soya ve ıspanak) gibi ürünler bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlar. Folat içeren avokado, nohut, mercimek, çilek gibi besinler ile karotenoidler de sağlıklı beslenmede önemli rol oynar. Ancak bu yaklaşımlar tek başına korunma sağlamaz; Rahim ağzı kanseri riski çoğu zaman yaşam tarzı faktörleriyle bağlantılı olduğundan sigara içmeme, HPV aşısı, tek eşlilik ve düzenli tarama testleri (Pap smear) gibi önlemler ile jinekolojik kontrollerin aksatılmaması kritik önem taşır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.