Gastronomi Turizmi: ÜRETİMDEN SOFRAYA Kahramanlık Hikâyesi ve Yerel Kalkınma Dinamiği
Gastronomi turizmiyle üretimden sofraya kahramanlık hikâyesi ve yerel kalkınma dinamiklerini keşfedin; yöresel lezzetlerin gücüyle turizme yön veren bir bakış.
Gastronomi kavramını yalnızca bir yemek deneyimi olarak görmek yerine, tarladan sofraya uzanan kapsamlı bir yolculuk olarak ele alan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, üretimden pişirme süreçlerine kadar tüm adımların turizm için değer yarattığını ifade etti. Türkiye’nin UNESCO tarafından tescilli şehir sayısının artmasıyla küresel markalaşmanın güçleneceğini söyleyen Bağlıkaya, bu alandaki gelişimin yerel ekonomilere ciddi katkı sağladığını vurguladı.
“Yemek yemek, sürecin sadece en son aşamasıdır” diyen Bağlıkaya, gastronominin sadece lezzetli bir öğün değildir; kadim bir kültürden modern bir deneyim tasarımına uzanan çok yönlü bir kavram olduğunu belirtti. Gastronomi turizminin, malzeme seçiminden sofraya kadar olan yolculuğun tüm ayrıntılarını kapsadığını, böylece seyahatin amacını genişlettiğini ifade etti.
UNESCO Tescili Küresel Marka Değerini Artırıyor Bağlıkaya, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil olmanın yalnızca prestij değil, uluslararası bir marka gücü anlamına geldiğini vurguladı. Bu tescilin coğrafi işaretle sınırlı olmayan daha geniş etkiler doğurduğunu belirten yetkili, Türkiye için bu alandaki potansiyeli şu verilerle paylaştı: Tescilli Şehirler: Afyonkarahisar, Hatay ve Gaziantep. Tescil Bekleyen Şehirler: Adana, Balıkesir, Diyarbakır, Kayseri, Konya, Nevşehir, Tokat ve Erzurum.
Yerel Kalkınmanın Anahtarı: Gastronomi Mutfak kültürünün doğru planlama ve etkili tanıtımla turizmi çeşitlendireceğini söyleyen Bağlıkaya, yerel mirasın korunup turizme kazandırılmasının bölgesel kalkınmaya doğrudan katkı sağladığını belirtti. Bu zenginlik, Türkiye’nin tarihi dokusuyla şekillenerek profesyonel ve deneyim odaklı bir yolculuğa dönüştürülecek şekilde kurgulanıyor.
Ayşe Şar Haberler.com / Turizm Kaynak: Haberler.com