DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Uyku Sağlığı ve Nörolojik Riskler: Uykunun Beyin Fonksiyonlarına Etkileri

Uyku sağlığının beyin fonksiyonları üzerindeki etkileri ve nörolojik riskler hakkında bilgilendirici rehber.

19.12.2025
A+
A-

Uyku, yaşamın temel bir parçası olarak değerlendirilmeli ve özellikle uyku apnesi gibi bozuklukların ilerleyen yaşlarda nörolojik hastalıklar için potansiyel risk oluşturduğu belirtiliyor. Antalya’da gerçekleştirilen bir sağlık kongresinde konuşan Prof. Dr. İbrahim Öztura, uyku süresinin toplum sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. İnsan vücudu ve beyni için bakım-onarım süreçlerinin gece boyunca devam ettiğini söyleyen uzman, bu süreçlerden tasarruf etmek uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı.

Yoğun şehir yaşamı ve sosyal alışkanlıklar nedeniyle uyku düzeninin bozulduğunu ifade eden Öztura, insanlar iş temposunun yoğunluğu nedeniyle uykuya ayıracak vakti azaltıyor ve erken yatamamanın sonucunda gün içindeki performans kaybını yaşıyorlar. Ortalama 7–7,5 saatlik uyku ihtiyacının karşılanamadığı bu durum, düzensiz ve yetersiz uykuya yol açıyor ve bu da uyku hijyeninin bozulmasına neden oluyor.

Uyku hijyeninin bozulması, geç saatlerde yatma ve yetersiz uyuma eğilimini doğuruyor; bu da çocuklarda okul başarısını ve yetişkinlerde iş verimini olumsuz etkiliyor. Kronik uykusuzluğun ise tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğuna dikkat çekiliyor. Öztura, toplumun uyku sorunlarını yeterince ciddiye almadığını belirterek, “İnsanlara sorduğunuzda her iki kişiden birinin uykusuzluk yaşadığını söylüyor; fakat doktora başvuran hasta oranı sadece yüzde 5–6 civarında.” dedi. Uykuyla ilgili sorunlar çoğunlukla saptanıp tedavi edilmediğinde sabahları yorgun ve mutsuz uyanılabiliyor.

Uyku bozukluklarının bazı vakalarda nörolojik hastalıkların habercisi olabileceğini ifade eden Öztura, uyku apnesinin yalnızca horlama olarak görülmemesi gerektiğini belirtiyor. Bu bozukluk uzun süre tedavi edilmediğinde zihinsel kapasitede azalma riskini artırabiliyor ve ilerleyen yaşlarda nörolojik sorunlara yol açabiliyor. Gece boyunca nefesin kesilmesi ve oksijen düşüşünün sadece bedensel sağlığı değil, bilişsel fonksiyonları da etkilediğini anlatan uzmanlar, uyku apnesi olan kişiler sabah dinlenmiş uyanamıyorsa veya gün içinde belirgin işlev bozukluğu yaşıyorsa mutlaka bir uyku hastalıkları birimine başvurmaları gerektiğini ekliyorlar.

İlaçların bilinçsiz kullanımının uzun vadede yan etkiler doğurabileceğine karşı uyarılar da yapılıyor. Uykunun ilk hedefinin ilaçsız tedavi olduğuna vurgu yapan Öztura, davranışsal tedavilerle yanlış öğrenilmiş uyku alışkanlıklarının düzeltilmesinin çoğu durumda etkili sonuçlar verebileceğini ifade ediyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.