Bulutları Aşan Bakkal: Murat Saraç’ın Kusal Yaylası Serüveni
Bulutları aşan bu serüvende Murat Saraç, Kusal Yaylası’nı keşfederken doğa, macera ve sıcak anları bir araya getiriyor.
Trabzon’un 2 bin metre yükseklikteki Kusal Yaylası’nda bakkallık yaparak geçimini sürdüren Murat Saraç, köy ve ziyaretçiler için gönülden çalışan bir sessiz kahraman olarak öne çıkıyor. Maçka ilçesine 20 kilometre mesafedeki bu yaylada, yarım asırdır dükkanını yaşatmayı başaran 72 yaşındaki Saraç, zorlu doğa koşullarıyla mücadele eden biri olarak hayatını sürdürüyor.
Gençlik yıllarında zorluklar içinde satın aldığı bakkalını ayakta tutmayı başaran Saraç, sabahın erken saatlerinde sobasını yakıp ilk müşterisini beklemeye başlar. Raflarda yılların izlerini taşıyan eşyalar, eski tartılar, radyo ve televizyonlar müşterilere nostalji tadını da birlikte sunuyor. Müşterilerini her zaman sıcak bir çayla karşılayan Saraç, yaylanın geçmiş günlerini sohbet ederek anlatmayı ihmal etmiyor.
Kusal Yaylası’nın sert doğası ve ulaşımın zorluklarına rağmen bakkalını mevsimin ilk kar yağışına kadar açık tutan Saraç, yaşının getirdiği zorluklara rağmen bu mesleğe bağını koparmıyor. Yılın yaklaşık altı ayını yaylada geçiren Murat Saraç, AA muhabirine kış aylarında Yazlık Mahallesi’nde bulunduğunu söyledi. Uzunca bir süre İstanbul’da yaşamış olan Saraç, askerlik sonrası memleketinde iş kurmaya karar verirken komşularının kendisine devretmek istedikleri bakkalı kabul etmiş.
“Param yok, askerden geldim. Babamın durumu da pek iyi değildi. Espri olarak ‘Ver’ dedik ve bu söz gerçeğe dönüştü.” diyen Saraç, eşinin ziynet eşyalarını satıp akraba ve arkadaşlardan borç alarak dükkanı satın aldığını aktarıyor. Zorlu koşullara rağmen, sıkıntılarla karşılaşsa bile müşterilerden “yok” dememeyi tercih eden bir yaklaşımı benimsediğini belirtiyor.
“Mesele sadece para değil, insanların mutlu olması.” Yerli ve yabancı ziyaretçilerin yaylaya olan ilgisini vurgulayan Saraç, müşteri memnuniyetini her şeyin önüne koyduğunu ifade etti. Son dönemde 35 kişilik yabancı bir grubun misafir edildiğini anlatan Saraç, onlara verilen ağırlığın çifte demli çayla pekiştirildiğini söyledi. Misafirlerin memnuniyeti için gösterdiği çaba, para ikinci veya üçüncü planda kalıyor.
Saraç, bakkalında çalışmayı çok sevdiğini dile getiriyor: “Allah nasip ederse son nefesime kadar burada olacağım. Yerde kalacak zamanım olsa da bu mekân bana alışkanlık kazandırdı.” Yazın altı ayını yaylada geçiren, geri kalan altı ayını diğer yerleşim yerlerinde geçiren bu bakkal, bölge insanları için adeta bir kültür ve sıcaklık merkezi haline gelmiş durumda.
Kaynak: AA / Meltem Yılmaz Karakurum – Kültür Sanat