DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Ulucanlar Cezaevi: Yüzyıllık Kavak Ağacının Şahitliğinde Anılar ve Müze Yolculuğu

Ulucanlar Cezaevi: Yüzyıllık kavak ağacı eşliğinde anılar ve müze yolculuğu. Tarihi atmosferi keşfet, duyguları hiss et ve geçmişi yaşa.

28.11.2025
A+
A-

Başkent Ankara’da inşa edilen Ulucanlar Cezaevi, 1925’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk hapishanesi olarak hizmete başladı ve bugün müze olarak ziyaretçilere açık. Cezaevinin inşası sırasında dikildiği düşünülen kavak ağacı, darağacı yanında durarak yüzyıllık bir tanık olarak varlığını sürdürüyor. 2004 yılında TBMM tarafından idam cezasının kaldırılması sonrası Ulucanlar, 2006’da Sincan Ceza İnfaz Kurumları’na devredildi; iki yıl sonra restore çalışmaları için Altındağ Belediyesi’ne devredildi. 15 Haziran 2011’de ise müze olarak ziyarete açılan yapı, geçmişten günümüze uzanan anılara ev sahipliği yapıyor.

Ulucanlar Cezaevi: Yüzyıllık Kavak Ağacının Şahitliğinde Anılar ve Müze Yolculuğu

1925’ten 2006’daki kapanışına kadar birçok isme ve 18 idam infazına tanıklık eden darağacının hemen yanında yükselen kavak ağacı, müze bahçesinde bugün de yaşamın izlerini taşıyor. Ziyaretçiler, ağaç altında toplanarak geçmişin ağırlığını ve sessiz tanıkları hissediyorlar. “Buradaki tüm yaşanmışlıklara şahit olan bir ağaç” sözleriyle Ulucanlar Cezaevi Müzesinin sorumlusu Merve Bayıksel, ağacın yüz yıllık varlığını ve etrafındaki hikâyeleri özetliyor.

Bayıksel, o dönemin idamlarının burada gerçekleştiğini hatırlatarak, buranın “tutukevi” olarak anıldığı dönemde bile isminin farklı kullanım biçimleriyle anıldığını aktardı: “Cebeci Tevkifhanesi” olarak bilinen yerin daha sonra “Ankara Kapalı Merkez Cezaevi” olarak adlandırıldığı ve en sonunda Ulucanlar Cezaevi olarak adlandırıldığına dikkat çekti.

Ulucanlar Cezaevi: Yüzyıllık Kavak Ağacının Şahitliğinde Anılar ve Müze Yolculuğu

İnfazların çoğu gece saatlerinde ve kapalı olarak gerçekleştirildiğini belirten Bayıksel, darağacının kavak ağacının sol tarafında yer aldığını ve karşısında idari binanın bulunduğunu ifade etti. Ağacın şu dönemde bile rüzgârla hüzünlenmiş gibi görünmesinin nedeni olarak, gezgin peyzaj mimarlarının bile ağaç üzerinden geçmişin acılarını “duyumsadıkları” yorumunu paylaştı.

Ulucanlar Cezaevi: Yüzyıllık Kavak Ağacının Şahitliğinde Anılar ve Müze Yolculuğu

Ulucanlar Cezaevi: Yüzyıllık Kavak Ağacının Şahitliğinde Anılar ve Müze Yolculuğu

Ulucanlar Cezaevi: Yüzyıllık Kavak Ağacının Şahitliğinde Anılar ve Müze Yolculuğu

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.