DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Dilipak Davasında Değerlendirilen Hukuki Gelişmeler ve Kamu Tepkileri

Dilipak Davasında son hukuki gelişmeler ve kamu tepkilerinin derin analizi, tarafların görüşleri ve etkileriyle özet bir bakış.

26.11.2025
A+
A-

Güncel yazı üzerinden yürütülen yargı süreci, 27.07.2020 tarihinde Yeni Akit’te yayımlanan “AKP’nin Papatyaları” başlıklı bir yazıya ilişkin olarak başlatılan suç duyuruları ile başladı. Bu süreçte İstanbul Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve daha sonra para cezasına çevrilen mahkûmiyet kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi tarafından bozulduğu ifade edildi.

İlgili yazıya karşı AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan adına 500 bin liralık tazminat davası açıldığı da kaydedildi. Ankara’da açılan bir hukuk davasında ise Dilipak’a 50.000 liralık tazminata hükmedildi; ancak dosya istinafa taşındığında, Ceza Mahkemesinin bekletici nedenler belirtmemesi gerekçesiyle karar bozuldu. Bu gelişmelerin ardından hem Ceza Mahkemesi kararının hem de istinaf bozma kararının tazminat davasını konusuz bıraktığı belirtiliyor.

Yazı nedeniyle Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, LGBT’ye yönelik hakaret iddiasıyla Dilipak’ın cemiyet üyeliğini sonlandırdı. Ayrıca bir sosyalist parti de kadınlara yönelik hakaret iddiasıyla suç duyurusunda bulundu; ancak savcılık bu talepleri dava konusu yapmadı. Dilipak’a karşı 81 ildeki AK Parti Kadın Kolları eşzamanlı açılan davalar neticesinde medyada Dilipak’a karşı bir ambargo süreci başlatıldı. Üniversiteler, belediyeler, pek çok dernek, oda ve vakıf bu boykota destek verdiler ve boykot bugünlere kadar sürüyor.

Dilipak, davanın sonucuyla ilgili olarak ortamda adaletin yerini bulduğunu, ancak geciken adaletin adalet olmadığını belirtti. Yaklaşık beş yıl süren boykot nedeniyle fuarlara davet edilmediğini, ulusal taraflı medyaların ve STK’ların da boykota katıldığını ifade etti. Ayrıca o dönemde hedef gösterildiğini, tehditlere maruz kaldığını ve hakaretlere uğradığını dile getirdi.

KADEM’e yöneltilen eleştiriler ve yazarların özür dilemesiyle ilgili taleplerin devam ettiği belirtilirken, Dilipak yazısının dünyada sona erse bile din gününde adalet divanında yeniden görüleceğini söyledi. Müştakların bir kısmının helallik almadan ölümüne ulaştığına işaret eden Dilipak, bu davanın asıl olarak, uzun süredir iktidarda olan bir partinin hak, hukuk ve adalet konularında nasıl bir dava açabildiğini düşündürdüğünü kaydetti. Adalet Bakanlığı’ndaki benzer sorular ve milletvekilleri ile avukatlar arasında sivil toplumun bu süreçteki sessizliği de dikkat çekti. Özür dileme ihtiyacının bir erdem olduğunun altını çizen Dilipak, yazısının internette halen erişilebilir olduğunu belirtti.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.