DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Engelli Bir Öğretmenin Azmi: Lütfi Arslan’ın 20 Yıllık Öğretmenlik Hikayesi

Engelli bir öğretmenin azmi: Lütfi Arslan’ın 20 yıllık öğretmenlik yolculuğunu ilham verici bir öyküyle keşfedin.

24.11.2025
A+
A-

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan Nene Hatun Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde tarih öğretmeni olarak görev yapan Lütfi Arslan, çocuk felciyle doğmasına rağmen engelini aşarak iki dekadi aşkın süredir mesleğini sürdürmektedir. Köyden aldığı ilk ve orta öğrenimle başlayan yolculuğu, ailesinin desteğiyle Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden 2000 yılında mezun olmasıyla pekişti. Üniversite yıllarında aynı faküzlede memur olarak çalıştığı dönemde yüksek lisansını 2005’te tamamlayan Arslan, öğretmenliğe 2005 yılında adım attı ve Sorgun’daki okulda 15 yıldır tarih öğretmeni olarak görevine devam ediyor. 2021 yılında Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde doktora eğitimini tamamlayan Arslan, engellerine rağmen öğretmenliği heyecanını kaybetmeden sürdürmektedir.

İki çocuk babası ve 46 yaşında olan Arslan, AA muhabirine çocuk felciyle doğduğunu, sağ bacağında engel olduğunu ve yaşamını tek koltuk değneğiyle sürdürdüğünü anlattı. Engelli bir birey olarak eğitimin hayatını bağladığını belirterek şu sözleri paylaştı: “Engelli bir çocuk ve birey olarak eğitimle tüm engellerin aşılabileceğini bizzat gösterdim.” Köyde büyüyen çocukluğunu, karla kaplı yollar arasında bile okulun tatil olmadan gelenekselleştirilmiş bir düzenle devam ettiğini şu sözlerle hatırladı: “Koltuk değnekleriyle okula gider, ısındığında parmaklarım kanardı; ellerim yarılırdı. Ancak bu zorluklar beni pes ettirmedi.”

“Okumakla gerçekten çok şey oluyor” diyen Arslan, zaman zaman karşılaştığı zorlukların motivasyonu sınırlamadığını vurguladı. Eğitimde asıl olanın gönüllülük ve istek olduğuna işaret eden Arslan, bilgiyi başkalarına aktarma arzusunun öğretmenliğe bağlayan en güçlü duygu olduğunu belirtti. Öğrencilere, “siz yeter ki isteyin, okumakla ne olacak demeyin” diyerek onları teşvik ettiğini ifade etti. Arslan, öğrenmenin ve paylaşılan bilgilerin başkalarına aktarılmasının, hangi meslek olursa olsun önemli bir yetkinlik kazandırdığını sözlerine ekledi.

Fiziki durumunun ve maddi koşullarının her ne olursa olsun devletin imkanlarının artmasıyla öğrencilerine daha çok destek olabildiğini vurgulayan öğretmen, eğitime bakışını bu yönde açıkladı: “Okuyan insan hangi mesleği yaparsa yapsın, hangi işi tutarsa tutsun, o alanda önemli bir yetkinlik kazanır.”

Kaynaklar: AA / Sait Çelik – Kültür Sanat; Haberler.com

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.