Türkiye’de İnsan Hakları Başvuru Verileri 2021–2025: Engellilik Temelli Ayrımcılık ve Uzlaşma Kararları
Türkiye’de 2021–2025 İnsan Hakları başvuru verileri, engellilik temelli ayrımcılık ve uzlaşma kararlarını analiz eden güncel rehber niteliğinde bir özet.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) 2021 yılından 5 Kasım 2025’e kadar toplam başvuru sayısını 11 bin 280 olarak kayda geçirdi. Yıllık dağılım ise şu şekilde: 2021’de 1.185; 2022’de 2.020; 2023’te 2.830; 2024’te 2.837; 2025’in ilk 5 Kasım’ında ise 2.408 başvuru kaydedildi. Başvuruların çoğunluğu ayrımcılık iddiası üzerine odaklanıyor, kurum toplam başvuruların 2.697’sinin bu temelde olduğunu belirledi. 2021–2025 döneminde en çok şikâyet kaynağı engellilik temeli olarak öne çıkıyor. Diğer başvuru temelleri ise şu şekilde özetlenebilir: Cinsiyet – 306; Sağlık durumu – 176; Felsefi ve siyasi görüş – 142; Yaş – 140; Medeni hal – 115; Din – 89; Irk – 88; İnanç – 87; Servet/etnik köken/mezhep/doğum/dil – toplam 180. Yıllar içinde en yüksek başvuru oranı engellilik temeliyle gerçekleşmiş durumda.
İhlal ve Uzlaşma Kararları Son iki yıllık dönemde engellilik temelli ayrımcılık yasağının ihlali yönünde 45 karar alındı ve 15 uzlaşma kararı kaydedildi. 2025 yılında verilen ihlal kararlarının %42’si, 2024 yılında ise %50’si engellilik temeline dayanıyor.
Engellilerle İlgili Başvuru Konuları raporda öne çıkan başvuru alanları şu şekilde özetlenebilir: Engelli öğrencilere yönelik BEP (Bireysel Eğitim Planı) oluşturulmaması veya uygulanmaması; engelli öğrenciler için özel eğitim sınıfı açılmaması; engelli öğrencilerin okul etkinliklerine dâhil edilmemesi; sınav ve ödevlerde gerekli makul düzenlemelerin yapılmaması; okullarda erişilebilirlik konularına ilişkin talep ve gereksinimlerin karşılanmaması; orta/ağır engelli ya da çoklu yetersizlikleri olan çocukların özel kreş ve gündüz bakım evlerine kabul edilmemesi; Kolaylaştırıcı kişi/gölge öğretmen imkanının eşit sağlanmaması; özel okullarda gereksinim sahibi öğrencilerin özel eğitim hizmetlerinden yeterince bilgilendirilmemesi; işyerlerinde fiziksel ve dijital erişilebilirliğin sağlanmaması; engellilerin nakil ve tayin taleplerinin dikkate alınmaması; engelli yakını bulunan kişilerin nakil taleplerinin bu durumdan etkilenmemesi; engelli kişilere uygun işlerin verilmemesi veya yıllık/mazeret izinlerinin kullanılamaması; iş arkadaşları veya yöneticiler tarafından psikolojik taciz yaşanması durumları öne çıkıyor.
Kaynak olarak Ensonhaber’e atıf yapılmıştır.