DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Gergin Omurilik Sendromu: Erken Tanının ve Cerrahi Müdahalenin Önemi Üzerine Uzman Görüşü

Gergin Omurilik Sendromu için erken tanı ve cerrahi müdahalenin önemini uzman görüşleriyle aktaran bilgilendirici ve akıcı bir rehber.

05.11.2025
A+
A-

Gergin Omurilik Sendromu (GÖS) ile ilgili görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Alp Özgün Börcek, hastalığın erken fark edilmesini sağlayacak ipuçlarına dikkat çekti. Özellikle çocukluk döneminde belde orta hattan leke, delik ağızı veya tüylenme gibi belirtiler görüldüğünde bir beyin cerrahına başvurmanın hayati önem taşıdığını belirtti. Erken tanı ve uygun müdahale, hastalığın ilerlemesini engellemede anahtar rol oynar.

Sendromun temel olarak omuriliğin normalden daha aşağıya inmesi ya da çevre dokularla zorlamasıyla ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Börcek, bunun mekanik bir sorun olduğuna işaret etti. Bu durumun ilaçla tedavi edilmesinin mümkün olmadığını ve kesin tanı konulduğunda cerrahi müdahalenin gerekliliğini vurguladı. Semptomlar farklı şekillerde görülebilir; bel ve bacak ağrısı, yürüme güçlüğü, sık düşmeler ya da idrar kaçırma gibi yakınmalar hastalığın erken uyarıları olarak değerlendirilmeli. Bazen sadece bel ağrısı şikayetiyle gelen bireylerde bile bu sendromun izlerine rastlanabilir. Bu yüzden her bel ağrısını basite indirgememek gerekir.

Cilt Yapısı ile Tanıda İpucu— Bel bölgesindeki ciltteki doğuştan gelen kırmızı leke, aşırı kıllanma veya gamze benzeri çöküntüler gibi bulgular, omurilikte olası bir anormalliğin işaretçisi olabilir. Özellikle çocuklukta belin ortasında bir leke, delik veya tüylenme fark edildiğinde mutlaka bir uzman tarafından değerlendirme yapılmalıdır. Tanı ve tedavi süreci her hasta için bireysel olarak planlanmalıdır. Aynı görüntüleme bulgularına sahip iki hastadan biri ameliyat gerektirirken diğeri sadece takiple yönetilebilir. Bu nedenle “her GÖS vakası ameliyat edilmeli” genellemesi doğru değildir. Cerrahi genelde belin üst kısmında küçük bir kesiyle uygulanır; omuriliği tedirgin eden dokular serbestleştirilir, zar açılarak gerilime neden olan bağ dokusu (filum terminale) kesilir. Ortalama operasyon süresi yaklaşık bir saattir. Ameliyat sırasında sinir hasarı riski bulunsa da, mevcut vakaların çoğunda nöromonitörizasyon sayesinde güvenlik artırılmıştır.

Erken Müdahale Başarı Şansını Artırır— Cerrahi sonrası başarı oranı hastalığın süresiyle yakından ilişkilidir. Hastalık erken fark edildiğinde sinirler üzerindeki baskı azalır ve iyileşme şansı yükselir. Ancak yıllar içinde ortaya çıkan idrar kaçırma gibi ileri bulgular varsa tam bir düzelme beklemek zorlaşabilir. Ameliyat sonrası takipte, genelde üçüncü ayda MR kontrolü yapılır; her şey yolundaysa yıllık aralıklarla kontroller sürer. Takip aralıkları hastanın yaşı ve hastalığın seyrine göre değişebilir. Gergin Omurilik Sendromu nadir görülen bir hastalık olmakla birlikte tanı geciktiğinde kalıcı felç, idrar ve dışkı kontrol kaybı ya da omurga eğrilikleri gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle her bel ağrısı ve yürüyüş güçlüğü tek başına yeterli inceleme kapsamına alınmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.