Sonsuz Uyanış: Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde Prömiyer İçin Geri Sayım ve Anlatı
Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde prömiyer heyecanı: Sonsuz Uyanış için geri sayım başladı; etkileyici anlatı ve görsel şölen.
Sahneye koyulan koreografiyle dikkat çeken Sonsuz Uyanış bale eseri, David Khozashvili tarafından sahneye taşıdı. Prömiyeri Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde 3 Kasım akşamı 20.00’da Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Sahnesi’nde gerçekleşecek. Librettosunu Aslı Onaç Aytekin’in kaleme aldığı eser, insanın kendi iç dünyasıyla tanrıya doğru uzanan varoluş ve aşk arayışını mercek altına alıyor. Toplamda 60 dakika sürecek performansta 15 dansçı ile bir anlatıcı rol alacak ve soyut mekanda ateş, su, toprak ile havanın temsil ettiği duygular sahneye taşınacak.
Eserin her bölümünde farklı elementlerin sembolik anlamları dans diliyle betimlenecek. İki perdelik yapıya sahip olan eserin ilk perdede barok dönemin ihtişamı, ikinci perdede ise kişinin kendini bulma ve kimlik arayışının cevaplarının aranışı ön planda olacak.
Görsel ve sahne tasarımında ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz’a, dekor tasarımı Orhan Açıkgöz’e, kostüm tasarımı Gülnur Çağlayan Tuluk’a ve ışıkla uyumlu hareketleri yöneten koreografe Khozashvili’ye emanet. Orkestranın yönetimini Mürsel Yavuz üstlenirken, ışık ve dekorun birbiriyle uyumlu akışını yaratmak için ekiple yakın çalışıldı.
Samsun Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Nazmiye Khozashvili, AA’ya verdiği röportajda eserde insanı canlandırdığını ve doğadaki temel elementleri kullanarak duyguların dengesini aktarmayı hedeflediklerini belirtti. Khozashvili, doğanın sözcükleriyle içsel dönüşümü dinleyicilere aktarırken bazen dingin suyun sakinliğini, bazen de için içerde yanıp tutuşan ateşi, bazen de toprağa köklenen hazzı, havayla bütünleşmeyi ve dengeyi vurguladı.
Eserin ilk perdede saray barok zarafetiyle açılması ve ikinci perdede kendini bulma arayışının izleyiciye iletilmesi planlanıyor.
Balerin Miyu Hiramatsu ise eserin hem toplu hem de düet performanslarını içeren bir çerçeve sunacağını belirterek, müzik ve kostümlerin de güçlü bir bütünlük oluşturduğunu ifade etti. Hiramatsu, birinci perdede barok dönemin estetiğini taşıyan sahnelerle izleyiciye adeta bir rüya deneyimi yaşatacaklarını kaydetti.
Dekor tasarımını üstlenen Orhan Açıkgöz de duyguların yalnızca hareketlerle değil, dekor ve ışıkla da desteklendiğini söyledi: “İzleyici, insan ruhunun saklı duygularını dansla birlikte hissedecek.”
Kaynak: AA / Fatih Mehmet Kürkçü – Kültür Sanat