İzmir Barosu’nun 5. Yıldönümünde Deprem ve Adalet Üzerine Duygu Dolu Bir Duruş
İzmir Barosu’nun 5. Yıldönümünde deprem ve adalet üzerine duygulu bir duruşla dayanışmayı vurgulayan etkileyici bir içerik.
İzmir Barosu, 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen depremde hayatını kaybeden meslektaşları ve yurttaşları anarken, Baro Başkanı Sefa Yılmaz’ın konuşması dikkat çekiciydi. O günlerden bu yana geçen beş yılda, deprem gerçeğinin hâlâ çözülemediğini ve adalet arayışının sürdüğünü vurguladı.
Bayraklı ve Rıza Bey Apartmanı önünde düzenlenen anmalar sırasında Yılmaz, verilen sözlerin ve alınan tedbirlerin yeterli olmadığını, hukukun gereğini yerine getirebilmenin yanında toplum vicdanının da rahatlatılmasının gerekli olduğunu söyledi. “Beş yılda ne değişti?” sorusunu soran Baro Başkanı, depremden etkilenen yurttaşların zararlarını giderecek somut bir adımın halen atılamadığına dikkat çekti.
Yılmaz, Türkiye’nin uzun süredir bir hukuk devleti olmadığını ifade ederek, deprem gibi travmatik olayların ardından da adaletin tarafsız ve bağımsız şekilde işlemesi gerektiğini vurguladı. Davaların uzadıkça mağdurların acısının büyüdüğini söyleyen konuşmacı, geçmişin ders çıkarılmadığını ve bir an önce kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini belirtti.
“Depremlerden bir türlü ders çıkaramıyoruz” şeklindeki mesajla devam eden konuşmada, depremden etkilenenler için kurulan konteyner kentlerin bir gecede göreceli olarak kısıtlı imkanlarla gündeme geldiğini, ancak teslimatların hâlâ tamamlanmadığını ifade etti. Davaların bir kısmı sonuçlandı veya temyizdeyken, bazılarının halen sürdüğü hatırlatıldı.
“Deprem kader değildir” diyerek, bu tür felaketlerde kaderci bir yaklaşımın kabul edilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, hukukun üstünlüğü, laiklik ve sosyal devlet prensiplerinin korunmasının vazgeçilmez olduğuna işaret etti. Cumhuriyetimizin 102. yılında da demokrasi ve insan hakları konularında çözümler üretilmesi gerektiğini belirterek, bu süreçte yurttaşların yanında omuz omuza yürümeyi hedeflediklerini ifade etti.
İzmir’in bir deprem kenti olduğunun altını çizen ve gelecekte benzer felaketlerin tekrarlanmaması için güvenli konutlar inşa edilmesi gerektiğini söyleyen konuşmacılar, adalet arayışının toplum hafızasında kalıcı bir yer edineceğini belirtti.