İzmir’de Emekliliğini Sanata Adayan Öğretmenden Filografi Sergisi: Çivi ve Telin Aşkı
İzmir’de emekliliğini sanata adayanan öğretmenden filografi sergisi: çivi ve telin büyülü aşkıyla renkli eserler.
İzmir’in köklü mahallelerinden birinde emekli sınıf öğretmeni Necla Karakaya, kaybolmaya yüz tutmuş filografi sanatını yeniden topluma kazandırmak için özel eserlerden oluşan bir sergi açtı. İzmir Cumhuriyet Eğitim Müzesi’nde gerçekleştirilen sergi, ziyaretçilere el emeğiyle şekillenen motivasyonu ve sabrın gücünü hatırlatıyor. Karakaya, serginin açılışında “Bir işi biri yapıyorsa istedikten sonra herkes yapar. Yeter ki sabır olsun” sözleriyle sabrın önemine vurgu yaptı.
Orta Doğu’dan batıya yayılan bu el sanatında, ahşap üzerine çivilerin çakılması ve araya renkli ipliklerin geçirilmesiyle çeşitli motifler ortaya çıkarılıyor. Karakaya, meslek hayatı boyunca 100’ün üzerinde eser üreterek pek çok karma ve kişisel sergiye katıldı. İlk kişisel sergisini Ödemiş’te açan sanatçı, son olarak İzmir’deki sergisiyle ziyaretçilerini buluşturdu.
Hobi olarak başlayan çalışmalarını bir atölyeye dönüştüren Karakaya, bu sanatı öğrenirken yaşadığı zorlukları da paylaşıyor. “Çok malzeme israfı yaptım ama şimdiye kadar 100’ün üzerinde eser ürettim; bazıları hediye olarak gitti,” diyen sanatçı, eserlerin bir kısmını evdeki atölyesinde saklıyor. Ödemiş Beydağı’nda başlayan serüvenini, kadınların da sanatla buluşması adına sürdürdüğünü belirtiyor.
Güçlü bir motivasyona sahip olan Karakaya için sergiler yalnızca bir serüven değil; aynı zamanda özgün eserler üretme arzusunun bir yansıması. “Daha farklı, özgün işler yapmak için arayış içindeyim,” diyen sanatçı, serginin açılışında kendisini örnek alanların da sabrı benimsediğini aktarıyor. İzmir Cumhuriyet Eğitim Müzesi’nde gezilebilecek olan sergi, 31 Ekim’e kadar açık kalacak.
Milli Eğitim Bakanlığı açısından kültürel mirasın canlı tutulması ise Karakaya için yalnızca bir ifade değil; kaybolmaya yüz tutmuş bu sanatın gelecek kuşaklara aktarılması görevini üstlenmenin onuru. Müzeye gelen ziyaretçiler, serginin onları geçmişe götüren bir yolculuk olduğunu ifade ederken, sergiyle ilgili bu eşsiz sanatın yeni kuşaklar tarafından keşfedildiğini belirtiyorlar.