Çin’deki Casusluk Yasaları ve Batılı Şirketlerin Dikkat Çekişleri
Çin’deki casusluk yasaları ve Batılı şirketlerin dikkat çeken riskler; iş güvenliği, yasal süreçler ve stratejiler için kapsamlı bir rehber.
Çin, uzun süren Covid-19 kapanışlarının ardından üretim gücünü geri kazanma peşinde. Kapatmaların sona ermesiyle Batılı şirketlerin Çin’e olan ilgisi yeniden canlandı. Ülke içinde bir fabrikası bulunan Tesla’nın sahibi Elon Musk, yakın zamanda Çin’i ziyaret etmiş ve Pekin yönetiminin temsilcileriyle yatırımları hakkında görüşmeler yapmıştır. Buna ek olarak, JP Morgan, Şanghay’da düzenlenen bir konferansta yaklaşık 2.500 müşteriyi buluşturdu. Tesla ve JP Morgan gibi pek çok firma Çin ziyaretlerini artırırken, son gelişmeler Batılı iş insanları ve şirketler için endişe kaynağı olmaya devam ediyor.
Elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın Çin’de üretim tesisleri bulunuyor. Çin’in yürürlüğe koyduğu ve geçtiğimiz Nisan’da kapsamını genişleten şirket ve kişi bilgilerinin korunmasıyla ilgili casusluk yasaları, yabancı şirketlerin ve girişimcilerin üzerinde giderek daha büyük bir baskı oluşturuyor. Bu yasalarda bazı durumlarda basit bir e-posta bile soruşturma için yeterli görülüyor. Çin istihbaratına bu yasaları uygulama konusunda Pekin yönetimi geniş yetkiler tanımış durumda.
ABD’deki eski yönetimden bu yana Çinli ve Çin’de çalışan şirketlere karşı uygulanan kısıtlamalar, Çin’de iş yapmayı giderek zorlaştırdı. Yapılan bir araştırmaya göre, şimdiye kadar yaklaşık 9 bin şirket bu kısıtlamalardan etkilenmiş durumda. Yeni casusluk yasaları ise bu zorlukları daha da derinleştirebilir. Çin-ABD ticari gerginliğinin bir parçası olarak… Mart ayında Pekin’in Mintz Group ofisi basıldı; beş yerel çalışan tutuklandı ve bu baskın, ABD-Çin arasındaki gerilimin yükseldiği döneme denk geldi. Ardından Bain & Company’nin Çin ofisi hakkında benzer ihlaller nedeniyle soruşturma yürütüldü.
Çin devlet televizyonu, Mayıs’ta Capvision adlı çok uluslu bir danışmanlık firmasının ofislerinde Çin polisi tarafından yapılan baskının görüntülerini yayımladı. Şirketler kadar, iş insanları da bu yasa çerçevesinde soruşturmaya maruz kalabiliyor. Ülkenin önde gelen bankacılarından biri kısa süre önce gözaltına alındı. Soruşturmaya uğrayan ya da baskın yapılan şirketler, Çin hükümetiyle ortak çalışacaklarına dair açıklamalarda bulundular. Mintz, yasa ve yönetmeliklere açıkça uyulduğunu dile getirirken, Bain Çinli yetkililerle uygun işbirliği yaptığını belirtti. Capvision ise ulusal güvenlik kurallarına uyacağını vurguladı.
Çin’de faaliyet gösteren Batılı şirketler için artık basit bir e-posta göndermekten, banka hesap detaylarını paylaşmaya kadar her adım, çoğu ticari anlaşmada gerekli belgelerin hazırlanmasını da beraberinde getiriyor. Bu durumla ilgili görüş bildiren bir hukuk firmasının sahibi, teknik olarak artık Çin’deki ortaklarıyla yazışamayacaklarını ifade ediyor. Ortaklık yapan bir Çinli şirketin devletle bağlantısı varsa, şirketin tüm bilgileri devlet sırrı olarak sınıflandırılabilir.
Ocak 2020’de ABD Başkanı Trump ile Çin Başbakan Yardımcısı Liu He’nin ticaret anlaşmasının birinci fazını imzaladığı döneme ait bir fotoğraf olarak hatırlanırken, bazı şirketler veri sızıntılarını engellemek amacıyla sözleşme ve iletişim süreçlerini ayrıştırmaya yöneliyor. İnsanların hassas verileri incelemesi için işe alınması düşünülüyor; bu da bankacılık ve çok uluslu şirketlerin kara para aklama önleme yapılarına benzetiliyor. Şirketler ayrıca çalışanlarına, soruşturma durumlarında nasıl davranmaları gerektiğine dair eğitim veriyor. Ancak bu önlemler, Çin’deki operasyonları tamamen durdurmak veya küçültmek isteyen firmaların sayısını artırdı.
Örneğin Sequoia Capital, Çin kolunu ayrı bir şirket olarak konumlandırma kararı alırken, Microsoft yapay zeka birimlerinin bazılarını Çin dışına taşıdı. Avrupa Birliği Ticaret Odası Başkanı Jens Eskelund ise önümüzdeki beş yıl içinde düzenleyici ortamın iyileşeceğine dair umut taşımadığını ifade etti.
Kaynaklar: The Economist, CNBC