El Halil’de Türk Bayrağının İzleri ve Tarihin Susam Presi: Kültürel Dokunun Direnişi
El Halil’de Türk bayrağının izleri ve tarih: kültürel dokunun direnişi, geçmişin sesi gün yüzüne çıkıyor.
El Halil’in dar sokaklarında, 2017 yılında UNESCO’nun Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine giren Eski Şehir bölgesinin izlerini süren ziyaretçiler, dükkanların kapılarında asılı ay-yıldızlı bayraklarla karşılaşıyor. Bu bayraklar, bölgenin hemen her köşesinde hissedilen sıcak bir sevgi ve bağlılığı ifade ediyor; yerel halk ise Türk vatandaşlarına olan sevgiyi açıkça dile getiriyor.
Şehrin kalbinde kurulan pazarlar ve ticaret alanları, ziyaretçilere adeta bir film platosunu andıran atmosfer sunuyor. Ahali, Türklerin sürekli desteğini ve Harem-i İbrahim’i ziyaret eden ziyaretçilerin sayısının artışını memnuniyetle karşılıyor; bu durum bölgenin canlılığına da yansıyor.
Ahmet Saade Amare, işgalin yarattığı zorluklar ve bölgenin karşı karşıya olduğu acılar hakkında konuşurken, “İşgalin zulmünden duyulan acıyı paylaşıyoruz” sözleriyle bölgenin duygusal ezberini özetliyor. İsrail’in uygulamaları ve sıkıntılar, çocukların eğitiminden yerleşimci baskılarına kadar pek çok alanda hissediliyor.
Şehrin mimari zenginliklerinden biri, Memlûk dönemine ait 350 yıllık bir susam öğütme presi. Osmanlı’dan kalan bu eser, X adlı dükkanda, Iqnıbi adıyla bilinen pres olarak sergileniyor ve geçmişte deveyle çevrilen mekanik işlemi hatırlatıyor. Zamanla kullanılmaz hale gelen bu pres, bugün bile Filistin kimliğinin önemli bir parçasını oluşturuyor; burada tahin ve susam yağının üretim süreçlerine dair anılar canlı tutuluyor.
Merka’nın hediyelik eşya dükkanı, devirler arası bağı gösteren bir diğer önemli durak. Dükkan sahipleri, 2014 yılında El Halil Rehabilitasyon Komitesi’nin desteğiyle restore edilen mekanda, bölgenin ekonomik zorluklarına rağmen canlı kalmaya çalışıyorlar. Şehrin güncel sorunlarına rağmen, yerel halkın bir araya gelerek eski canlılığı yeniden kazandırma umudu sürüyor.
Esnafın anlattığına göre Hammam Al-Naim (Naim Hamamı), Osmanlı döneminden kalma mimari dokularını barındırıyordu; ne yazık ki zaman içinde yaşanan olaylar nedeniyle hasar gördü ve bazı taş işçilikleri zarar gördü. Şu anda kırık taşlar ve parçalar, hamamın bir odasında koruma altında duruyor. Bu yapı, bölgenin tarihi zenginliğinin ve karşılaştığı zorlukların somut bir temsilci olarak kalıyor.