ARGENTEX Yara Bandı: Gümüş Nanopartiküller ve Zein Destekli Yeni Nesil İyileşme Teknolojisi
ARGENTEX Yara Bandı: Gümüş nanopartiküller ve zein destekli yeni nesil iyileşme teknolojisiyle hızlı, güvenli yara bakımı.
TEKNOFEST Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması’nda üçüncülük elde eden ARGENTEX yara bandı, içindeki organik moleküller ve gümüş nanopartiküller sayesinde yara iyileşmesini hızlandırıyor. Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Koray Sayın önderliğindeki ekip, geçen yıl laboratuvar çalışmalarına başladıkları yeni nesil yara bandını hayvan deneylerinde olumlu sonuçlar alacak şekilde test etti.
Prof. Dr. Sayın, yara bandının adeta bir kalkan görevi görerek mikropları engellediğini ve iyileşmeyi desteklediğini belirtti. Bandın içine konan organik bileşenler ve gümüş nanopartiküller, yara dokusunun normal düzenine daha hızlı dönmesini sağlıyor. Deneyler, özellikle açık yaralarda standart yara bantlarına kıyasla daha hızlı kapanma ve mikrobiyal yükün azalması şeklinde ortaya çıktı.
Çalışmada üç grup oluşturuldu: kontrol (açık bırakılan yara), standart yara bandı kullanılan grup ve yeni üretilen ARGENTEX bandı. 14 gün süren karşılaştırmada, standart grubun 6 mm olan yara açıklığı 1,8 mm’ye düşerken ARGENTEX grubunda bu değer 0,8 mm oldu. Ayrıca üst deri ve alt deri bölgelerinde bakteri yoğunluğunun daha düşük olduğu görüldü. Sayın, hayvanlar üzerinde yürütülen çalışmaların üç günde bir sürüntüyle bakteri çeşitlerini analiz ederek ilerlediğini ifade etti.
Laboratuvar süreci geçtiğimiz yıl eylül ayında başlamış olup yaklaşık 9 ay sürmüştür. İlk aşamalarda bilgisayar analizleri yapılmış, ardından sentez ve in vitro deneyler gerçekleştirilmiş, en son olarak hayvan deneyleri tamamlanmıştır. Ekip, gelecekte bu ürünü üretim bandına taşımayı hedefliyor.
TEKNOFEST deneyimi, üretim planlarına ivme kazandırdı: yatırımcı desteği alan proje, ülkede benzeri olmayan, gümüş nanopartiküllü ve içinde “Zein” adını verdikleri organik molekülü barındıran bir yara bandı sunmayı amaçlıyor. Zein, projenin kimyasal temelini oluşturan ana bileşen olarak dikkat çekiyor.
Sayın’a göre, projeyi 9 kişilik ekip tek başına yürütmekte ve çalışmalar üretim aşamasına geçmeyi hedeflemektedir. Proje, Türkiye’de biyoteknoloji odaklı yenilikler arasındaki yerini güçlendirecek potansiyele sahip.