Terörsüz Türkiye Hedefi İçin Milli Dayanışma ve Demokrasi Komisyonunun Yol Haritası
Terörsüz Türkiye için milli dayanışma ve demokrasi yol haritasını anlatan kapsamlı rehber; güvenlik, demokrasi ve birlik mesajıyla yol gösteriyor.
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Terörsüz Türkiye vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Komisyonda konuşan eski TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, sürecin parti üstü bir nitelik taşıdığını ve devleti ile milleti bağlayan bir sahiplenmeye sahip olduğunu vurguladı. Terörün toplum gündemine girdiği günden bu yana kırk yılı aşkın bir sürecin geçtiğini söyleyen Yılmaz, farklı görüşleri temsil eden partilerin ülke yönetiminde çeşitli görevler üstlendiğini belirtti.
“Bu aşama, sorunun çözümünde önemli bir dönemeçtir. Değerlendirme bu noktadan sonra daha iyi yapılmalıdır” diye ekledi. Terörün meşrulaştırılamayacağını ifade eden Yılmaz, Türkiye‘deki terörün, emperyalizmin bu terörü Türkiye’ye karşı bir araç olarak kullanmasından kaynaklandığını belirtti. Ayrıca toplumsal çatışma noktaları olarak görülen konuların zamanla çatışma konusu olmaktan çıktığını hatırlattı.
Yılmaz, Kürtçe yayınlar ve dil hakları üzerinden atılan adımlara değinerek, Kürtçe kursların açılması, Nevruz’un ayrışma konusundan çıkması ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda Kürtçe ile Zazaca derslerinin seçmeli olarak uygulanması gibi gelişmeleri örnek gösterdi. Ayrıca mahkemede kendi savunmasını ana dilde yapma imkanı getirildiğini hatırlattı.
Komisyonun ana hedefinin barış ve kardeşlik iklimini inşa etmek olduğunu vurgulayan Yılmaz, Terörsüz Türkiye vizyonuna katkı sunmanın Komisiyon’un temel görevi olduğunu ifade etti. Ötekileştirici üslup ve dışlayıcı dil yerine barış iklimine uygun bir üslubun toplumun güven duygusunu güçlendireceğini ve toplumsal aidiyeti pekiştireceğini belirtti. Bu bağlamda partiler üstü bir ortak akılla hareket edilmesinin gereğine dikkat çekti.
“Hukuki çerçevenin siyasi gerçeklikleri ve toplumsal dengeleri gözeterek iyi tanımlanması gerekir” diyen Yılmaz, terör örgütünün silah bırakmasıyla Terörsüz Türkiye yolunda önemli bir adım atılacağını vurguladı. Silahların bırakılmasının zamana yayılmaması ve sürecin karşılıklı fedakarlıklar gerektirdiğinin altını çizdi. Komisyonun, sürecin boşa çıkmaması için ortak bir çağrı yapmasının da toplumsal desteği artıracağını ifade etti.
Suriyeli gelişmelerin Terörsüz Türkiye hedefini olumsuz yönde etkilememesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, iç barışını sağlamış bir Türkiye’nin hem Kürtler için hem de bölgedeki tüm halklar için örnek teşkil edeceğini belirtti. Komisyondan çıkacak hukuki çerçevenin, siyasi gerçeklikler ve toplumsal dengeleri gözeterek net bir şekilde tanımlanması gerektiğini ifade etti. Son olarak, silahların sustuğu ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye’nin herkesin ortak amacı olduğuna vurgu yaptı.