Adana’da Yanlış Tanı ve Tedavi Süreci: Romatizma Fıtık Zannederken Tespiti ve Sağlık Yolculuğu
Adana’da yanlış tanı ve tedavi süreçleri, romatizma ve fıtık zannederken doğru tespitin önemi ve sağlık yolculuğunuz hakkında bilinçli bilgiler.
Belinden Rahatsızlık Geliştiren Tuna Sel Sümer’in Hikayesi
Adana’da yaşayan Tuna Sel Sümer, yaklaşık 10 yıl önce bel bölgesinde başlayan rahatsızlıklar nedeniyle çeşitli zorluklar yaşamış ve bu süreçte üç farklı bel fıtığı ameliyatı geçirmiştir. Bel bölgesinde sürekli devam eden ağrı ve hareket kısıtlılığı, onun günlük yaşam kalitesini ciddi anlamda etkilemiştir. Bu durumu çözmek amacıyla birçok farklı hastaneye ve uzmana başvurmuş, ancak sonuç alamamıştır.
Uzmanlar Arası Farklı Teşhis ve Yanlış Yönlendirmeler
Özellikle geçtiğimiz aylarda, Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen‘e danışan Sümer, burada yeni bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Prof. Dr. Şen, hastanın detaylı tetkiklerini inceleyerek önemli bir farkındalık yaratmış ve onun durumunun aslında bir bel fıtığı değil, romatizmal bir hastalık olduğunu tespit etmiştir. Bu önemli teşhis, Sümer’in tedavi sürecinde yeni bir dönemin başlamasına zemin hazırlamıştır.
Radyolojik İnceleme ve Klinik Tecrübenin Önemi
Prof. Dr. Şen, yaptığı açıklamada, “Hastamız geldiğinde, bel bölgesi öne doğru eğilmiş ve yürüyüşünde zorluklar yaşıyordu. Kendisi kısa sürede üç kez bel fıtığı ameliyatı geçirmişti. Radyolojik görüntüleri ve MR’ını dikkatli incelediğimde, belirgin işaretlerin olduğunu fark ettim” diyerek, klinik ve radyolojik bulguların bütünsel değerlendirilmesinin önemine vurgu yapmıştır.
Doktor, ayrıca, “Hastanın romatizmaya yatkınlığı olduğunu tespit ettim ve bu durumu göz ardı eden birçok geçmiş tedaviyi gözden geçirdik. Radyolojiyi sadece uzman radyologların yorumlarına bırakmadan, klinik deneyim ve gözlemlerle bütünleştirerek doğru teşhise ulaşmak gerekiyor” açıklamasını yapmıştır.
Fizik Tedavi ve Doğru Tanı ile Yeniden Sağlığa Kavuşma
Bu yeni teşhis doğrultusunda, romatizma uzmanı ve fizyoterapist arkadaşlarıyla iş birliği yapan Prof. Şen, hastanın durumu üzerinde yoğunlaşmış ve uygulanan özel fizik tedavi programı ile Sümer’in ağrılarını hafifletmiş ve yaşam kalitesini artırmıştır. Sümer, bu tedavi sürecinden sonra yeniden sağlığına kavuştuğunu dile getirerek, yaşadığı değişimi şu sözlerle anlatmıştır:
“10 yıl boyunca sürekli ağrılar içinde yaşadım, hayatım kabusa dönmüştü. Ama şimdi, düzenli fizik tedavi ve doğru teşhis sayesinde yeniden aktif ve sağlıklı bir hayata adım attım.”
Geçmişteki Yanlış Teşhis ve Tedavi Deneyimi
Sümer, geçmişte yaşadığı tecrübeleri anlatarak, çoğu kez yanlış yönlendirmelerle karşılaştığını ve gereksiz işlemler yaptırdığını belirtiyor. “Geçmişte, bir sağlık kurumunda üç profesör, ‘vida takalım’ diyerek ağır ameliyatlar önerdi. Ama ben bu öneriye şüpheyle yaklaştım ve kabul etmedim. Çünkü bu tedavilerin bana uygun olmadığını düşündüm” diyerek, kendi deneyimlerini paylaşıyor.
Birçok uzman ve doktorun, onun bel sorununu bel fıtığı veya kayma olarak teşhis ettiğini, fakat hiç kimsenin romatizmanın bu tür belirtilere yol açabileceğine değinmediğini söylüyor. Sümer, “Acaba, gereksiz ve ağır ameliyatlar mı oldum? Beni iyileştireceklerini söylediler ama sonuç hiç de öyle olmadı” diyerek içtenlikle anlatıyor.
Sonuç ve Öğütler
Bu hikaye, teşhis ve tedavi süreçlerinde klinik deneyim ve bütünsel yaklaşımın önemini ortaya koyuyor. Uzmanlar, radyolojik görüntüleri dikkatli incelemenin yanı sıra, hastanın klinik durumunu da göz önünde bulundurmalı ve gereksiz cerrahi girişimlerden kaçınmalıdır. Ayrıca, doğru teşhisle hastalara uygun ve etkin tedavi yöntemleri sunulmalıdır.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA) ve Ensonhaber