Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) raporuna göre, Türkiye şu anda ancak güneş enerjisinde potansiyelinin yüzde 3’ünü, rüzgarda yüzde 15’ini kullanıyor. Türkiye’nin yenilenebilir enerjideki kurulu gücünün, 2024’e kadar 21 bin megavat artarak yüzde 49 büyüyeceği öngörülüyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın “Türkiye 2021: Enerji Politikası Değerlendirmesi raporu”na göre, Türkiye’nin son 20 yıldaki nüfus artışı ve ekonomik büyümesi enerji talebini ve ithal kaynaklara bağımlılığı artırdı. Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına hız verirken, Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğalgaz keşfi bu süreçteki önemli bir kazanım olarak öne çıktı. Söz konusu sahada 2023’te üretimin başlaması durumunda Türkiye’nin doğalgaz ithalat bağımlılığının yüzde 36, enerji ithalat faturasının ise orta vadede yüzde 10 azalabileceği hesaplandı. Yenilenebilir enerji kapasitesi son 5 yılda yüzde 50 artan Türkiye, 2019’da en fazla yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturan ülkeler arasında Avrupa’da 5’inci, dünyada ise 15’inci sırada yer aldı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı 2019’da yüzde 44 seviyesinde gerçekleşti. Gerçekleştirilen yenilenebilir enerji ihaleleri, maliyetleri düşürmede ve yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmada başarı sağladı. Rapora göre, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücünün 2024’e kadar 21 bin megavat artarak yüzde 49 büyüyeceği öngörülüyor. Öte yandan, güneş enerjisi potansiyelinin tahmini yüzde 3’ünü, rüzgar enerji potansiyelinin ise yüzde 15’ini kullanan Türkiye, yenilenebilir enerjide daha güçlü bir büyüme gösterebilir ve bu kaynakları elektrik üretimi dışında farklı sektörlerde de kullanabilir. Türkiye’nin ilk nükleer enerji santralinin 2023’ten itibaren devreye alınmasının, ülkenin düşük karbonlu enerji portföyünü güçlendireceği tahmin edilirken, elektrikli araçlar, enerji depolama ve dijital teknolojilerin desteklenmesi önem arz ediyor. Türkiye’nin son 10 yılda enerji piyasalarında öngörülebilirlik ve şeffaflığı artıran başarılı adımlarının ilave reformlarla desteklenmesinin de elektrik ve doğalgaz sektörlerinde yatırımları artırabileceği tahmin ediliyor. Rapora göre, Türkiye’nin modern ve rekabetçi bir ekonomi oluşturmak için enerji sektörünün sürdürülebilirliğine ve karbon emisyonlarını azaltmaya odaklanması gerekiyor. Bu kapsamda, düşük karbonlu bir gelecekte linyit santrallerinin rolünün yeniden düşünülmesi ve yeni hedefler belirlenmesi tavsiye ediliyor.